Yeni Sayfa 2

 

 
 
AKTURK HUKUK BÜROSU

 

 

 

Anayasa Mahkemesi`nden tartışmalı karar

 
 

Anayasa Mahkemesi, askerlere sivil yargı yolunu açan ve askerî yargının görev alanını daraltan yasa değişikliğini iptal etti. Karar oybirliğiyle alındı. Meclis, barış zamanında muvazzaf askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını düzenleyen Ceza Muhakemeleri Kanunu`nun (CMK) 250. maddesinde değişiklik yapmıştı. Böylece askerlerin, görevleriyle ilgili olmayan suçları işlemesi halinde sivil mahkemelerde yargılanmasının önü açılmıştı. Fakat CHP, değişikliğin iptali için Anayasa Mahkemesi`ne başvurmuştu. Dün CHP`nin başvurusunu karara bağlayan mahkeme, değişikliğin iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verdi. Düzenleme, Anayasa`nın 145. maddesine aykırı bulundu. Karar görüşmesi yaklaşık 6 saat sürdü. Raportörün raporu okundu. Raportör, değişikliğin Anayasa`ya ve hukuk devleti ilkesine uygun olduğunu belirterek, iptal talebinin reddini istemişti. Ardından mahkeme üyelerinin görüşleri alındı. Üyelerin çoğunluğu CMK düzenlemesinin Anayasa`nın 145. maddesine aykırı olduğu, Anayasa`da askeri yargıya tanınan genişliğin kanunla sınırlandırılamayacağı görüşünü savundu. Söz konusu Anayasa hükmü değiştirilmediği müddetçe askeri yargının görev alanının daraltılamayacağı kanaatine varıldı. Yüksek Mahkeme, maddedeki `...savaş ve sıkıyönetim` ifadesini de maddenin anlamsız olacağı ve uygulanmaması sonucunu doğurduğu gerekçesiyle iptal etti. CMK`da iptal edilen hükümlerin yürürlüğünü de durdurdu. Bu iki karar oyçokluğuyla alındı. Oyçokluğu kararlarına bir üyenin muhalefet ettiği öğrenildi. CMK`nın 250. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişiklikle savaş ve sıkıyönetim halleri dışında özel yetkili mahkemelerin görev alanına giren suçlarda askerlerin sivil mahkemelerde yargılanması hükme bağlanmıştı. Düzenleme askeri suç kavramının genişliği ve yargıdaki iki başlılık nedeniyle ortaya çıkan görev uyuşmazlıklarını ortadan kaldırmayı hedefliyordu. 250. maddenin son hali şöyle: "Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay`ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır." SÜRPRİZ ŞEKİLDE GÜNDEME ALINDI Anayasa Mahkemesi, değişikliği sürpriz bir zamanlamayla karara bağladı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç`a suikast iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında kozmik odada yapılan aramanın tamamlandığı ve Balyoz darbe planının tartışıldığı bir zamanda gündeme aldı. Davanın heyetin isteği üzerine gündeme alındığı öğrenildi. Anayasa Mahkemesi`nin, iptal davasının görüşüleceği günü basın yayın organlarından gizlemesi ise tartışmaya neden oldu. Davalara ilişkin gündemini en az bir hafta önceden internet sitesinden duyuran Yüksek Mahkeme, dünkü toplantıyı duyurmadı. Çiçekgiller fazla sevinmesin! Haber Yorum - Bülent Korucu Anayasa Mahkemesi`nin asker kişilerin, askerlik görevleri dışındaki suçlarda sivil mahkemelerde yargılanmasını emreden kanunu iptal etmesi birilerini sevindirik yaptı. Oysa başta Ergenekon olmak üzere bazı soruşturma ve yargılamaların askeri mahkemelere gideceğini ileri süren yayınlar gerçeği yansıtmıyor. İddiaları, hem mevzuat hem de uygulama tekzip ediyor. Askerî Ceza Mahkemeleri Usul Kanunu`nun 12. maddesinde müşterek suçlarla ilgili adli yargının yetkili olduğu açıkça yazıyor: "Eğer suç Askerî Ceza Kanunu`nda yazılı olmayan bir suç ise adliye mahkemelerine aittir." Ergenekon Terör Örgütü Davası, Türk Ceza Kanunu`nda sıralanan `askerî` olmayan suçlarla ilgili bir yargılama. Asker ve sivil müşterek işlenmiş suçlar bu kanundan önce de sivil mahkemelerin görev alanına giriyordu. Şu anda da değişen bir şey olmadı. Uygulamaya baktığımızda doğal olarak bu mevzuata uygun işlemler karşımıza çıkıyor. İddia edilen ETÖ davasında çok sayıda siville birlikte çeşitli rütbelerde 30`a yakın muvazzaf subay tutuklandı. Siyasete ve millete komplo hazırladığı ileri sürülen Deniz Albay Dursun Çiçek`in şahsi hikâyesi bile bize yeterince bilgi veriyor. Dursun Çiçek, 1 Temmuz`da adli yargı, namı diğer sivil mahkeme tarafından tutuklandı. Söz konusu kanun ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından bir hafta sonra onaylanınca 7 Temmuz`da yürürlüğe girdi. Kısacası bu soruşturmalarla ilgili değişiklik beklemek ham hayal bile değil. Anayasa Mahkemesi`nin kararında iki şey dikkat çekiyor. Balyoz planı deşifre olduktan hemen sonra iptal talebinin apar topar gündeme alındığı intibaı var. Ayrıca mahkemenin, önünde bekleyen ve daha önceden başvurusu yapılmış talepler dururken önceliği buna vermesi ilgi çekici. İptal edilen kanunun içeriğini de hatırlamakta yarar var. Nöbette uyuyan veya emre itaatsizlik yapan askerlerden bahsetmiyoruz. Anayasa Mahkemesi`nin hayır dediği düzenleme, uyuşturucu kaçakçılığı, çek senet gibi mafyöz örgütlenmeler ve darbe suçlarını içeriyor. Mahkeme doğrudan söylemese de bu suçların askerî görev suçu kapsamında olduğunu savunmuş oluyor. Askerî mahkemeler, kendi kanununda yer almayan suçları yargılayamayacağına göre, söz konusu suçların cezasız kalmasına sebep olacak bir içtihatla mı karşı karşıyayız? Asker nöbette uyursa ceza alacak ama uyuşturucu çetesi kurarsa cezasız kalacak öyle mi? Mahkeme`nin yürütmeyi durdurma yetkisi olmamasına rağmen Anayasa`nın kendisine vermediği yetkiyi kullanmayı alışkanlık haline getirdiğini de kayıtlara geçirelim. Ergenekon davaları etkilenmeyecek Haber Analiz - Büşra Erdal Anayasa Mahkemesi`nin kararı ile birlikte sivil mahkemelerdeki yargılamaların akıbeti merak konusu oldu. Özellikle Ergenekon davasında yargılanan askerlerin durumu ilk sırada geliyor. Bu durumun, kendileri ve avukatları tarafından tekrar tartışma konusu yapılacağı uzun zamandır dile getiriliyordu. Askerlerin sivil mahkemede yargılanacağı konusundaki düzenleme, Haziran 2009`da TBMM`den geçmişti. Ancak bu yasa değişikliğinden üç ay önce, sivil savcıların asker şahıslar hakkında hazırladığı 2. Ergenekon iddianamesi mahkeme tarafından kabul edilmiş ve yargılama süreci başlatılmıştı. Savcılar, asker kişilerin darbe girişimlerinin sivil yargının alanına girdiğini, uluslararası hukuka da uygun bir şekilde anlatmıştı. Cumhuriyet savcıları Zekeriya Öz, Mehmet Ali Pekgüzel, Nihat Taşkın, Fikret Seçen, Ercan Şafak ve Murat Yönder imzalı iddianamede, `darbe teşebbüsüyle suçlanan askerleri sivil mahkemelerin yargılayamayacağı` şeklindeki iddialara da cevap verilmişti. "Görev ve Yetki" başlığıyla yapılan açıklamada, Askerî Ceza Kanunu, Askerî Yargıtay, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları irdelenerek muvazzaf ve emekli askerlerin TCK`nın 312, 313, 314`üncü maddelerinden yargılamalarının sadece sivil mahkemelerde yapılacağı anlatılmıştı. İddianamede, askerî mahkemelerin görev alanlarının askerî suçlarla sınırlı olduğu kaydedilmişti. Askerî suçların ise Askerî Ceza Kanunu`nda "askeri ve askeri benzeri suç" olarak sınırlı biçimde düzenlendiği belirtilmişti. Ergenekon savcıları tarafından hazırlanan 1913 sayfalık bu iddianame, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi`nce 25 Mart 2009`da kabul edilerek yargılama süreci başlatılmıştı HUKUKÇULAR KARARA TEPKİLİ: Yeni yasa çıkana kadar mevcut yargılamalar geçerli olur Fatih Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Kaşıkçı: Kanunun iptal edilmesi daha önceki düzenlemeye dönmeyi gerektirmez, dönemez. Bu yüzden askerler sivil mahkemede yargılanmaya devam edecek. Sivil mahkemelerde yargılanan asker kişiler askerî mahkemelere intikal ettirilemez. Yargılama yapılmakta olan hususlarla ilgili hemen yürürlüğe yeni kanun girer, ancak ortada yeni bir kanun yok. Karar, mevcut dava ve soruşturmaları etkilemez Emekli Savcı Reşat Petek: Uluslararası anlaşmalar Türkiye`de iç hukuk hükmüyle uygulanır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokollerine baktığımızda, yine AİHM`ye giden davaların Türkiye aleyhine sonuçlananlara baktığımızda, belirli bir rütbe disiplini içinde hareket eden askerî mahkemelerin bağımsız ve tarafsız yargı olarak kabul edilmediğini görüyoruz. Bırakın askerlerin sivil mahkemede yargılanmasını, askerî mahkemeleri tartışmak zorundayız. Sivil yargının alanını genişletmek hukuk devletinin gereğidir Anayasa hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu: Olması gereken, askerin görevleri dışında işledikleri suçların sivil mahkemelerde görülmesidir. Darbe anayasası, askere oldukça geniş bir yargı yetkisi vermiş durumda. Sivil yargının alanını genişletmek demokratik hukuk devletinin önemli bir ilkesi. Meclis, referandumla bu konuyu halletme yoluna gitmeli Emekli Askerî Hâkim Faik Tarımcıoğlu: Avrupa Birliği yolunda yürüyen Türkiye`de 367 kararını veren Anayasa Mahkemesi`nden başka bir şey beklemiyordum. Bunun hukukî hiçbir gerekçesi yokken, siyasî konjonktüre göre hareket edilmiştir. Ama bu çözülebilir bir mesele. TBMM referandumla bu işi halleder. Anayasal düzeni hedef almak askerî suç sayılamaz AK Parti Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ: Kanun Anayasa`ya uygundu. Bu yanlış bir karardır ve tartışılacak. CMK 250. maddeye göre yargılanması gereken suçlar açık. Anayasal düzene karşı işlenen suçlar ve terör. Örgütlü çete ve uyuşturucu suçları. Uyuşturucu, askerî bir suç mu? Anayasal düzeni hedef almak, askerî hizmetle ilgili mi? Değil. Peki bunlar askerî mahalde işlenebilecek, bütün unsurlarıyla tamamlanabilecek suçlar mı? Bunun da hiç alakası yok. Cunta faaliyetleri daima karargâh sınırlarını aşar Eski Savcı Gültekin Avcı: Ergenekon soruşturmasını yürüten sivil savcılar görevlerine aynen devam ederler. Kararın, Ergenekon soruşturma sürecine bir etkisi olmayacaktır. Çünkü cunta faaliyetleri daimi suretle karargâh sınırlarını aşan faaliyetlerdir. Balyoz Harekat Planı`nda olduğu gibi sivil vatandaş, özellikle gazeteciler etkilenecek. Her darbe planında olduğu gibi faaliyetler kışla dışına taşacağı için hukukî süreç de sivil cumhuriyet savcılarının yetkisine girer. Darbeyle suçlananlar yine sivil mahkemede yargılanacak CHP Sözcüsü Mustafa Özyürek: Gece yarısı bir önerge verilerek çıkarılmıştı. Ön hazırlık yapılmamıştı. Anayasa`nın 145. maddesi çok açıktır. Biz buna aykırı olduğunu ifade etmiştik. Bunu aslında hükümet de kabul ediyor. Ama bu, suç işleyen askerlerin yargılanmayacağı anlamına gelmiyor. Bu yasa çıkmadan önce de darbe iddiasıyla suçlanan emekli ve muvazzaf askerler mahkemelerde yargılanıyordu. Karar uygulamayı değiştirmez, suyu bulandırıyorlar İstanbul Barosu Avukatı Cüneyt Toraman: Anayasa Mahkemesi`nin iptal kararı, Anayasa`nın 145. maddesinin `yazılış biçimini` esas alarak verilmiştir. Eğer bu esas alınacak olursa, askerlerin, askerî mahallerde işlenen veya askerlik hizmetiyle ilgili olarak işlenen suçların tamamının, askerî mahkemelerde görülmesi gerekirdi. Oysa, uygulama hiçbir zaman böyle olmadı. Mahkeme, bugüne kadar uygulama imkanı olmayan bir maddeye, can vermeye çalışıyor. Anayasa Mahkemesi bu kararıyla uygulamayı değiştiremeyecek, suyu bulandıracaktır. ZAMAN